Köln, 24 Mayıs 2015
BÜTÜN DÜNYA DERGİSİ ve ANZAKLARLA İLGİLİ YAZIT

Dursun ATILGAN
Avrupa Atatürkçü Düşünce Dernekleri Federasyonu
Genel Başkanı


Başkent Üniversitesi Kültür Yayını olan  BÜTÜN DÜNYA adlı derginin, Mart 2015 sayısının kapak yazısı şöyle:
"Çanakkale Zaferi'nin 100. Yılında Ortaya Çıkan Acı Gerçek: Anzak Anıtlarındaki Sözler Kime Ait?"

Bu kapak yazısını görünce insan bir şok geçiriyor ve hemen kendine şu soruyu soruyor: "Anzaklarla ilgili olarak, Atatürk'ün söylediği bilinen sözlerin O'na ait olmadığı gibi bir iddia mı atılmış oluyor ortaya..?" Ancak, yazının tamamını okuyunca,  böyle bir başlığı gerekli kılacak önemli bir neden olmadığı anlaşılıyor.

Derginin kapağındaki başlık, Anzaklar için söylenen tüm söylevi kapsadığı için, konunun üzerinde, bu anlamda durmayı gerekli görüyoruz…

Öncelikle, ATATÜRK'ün Anzaklar konusundaki sözlerini anımsayalım:
''Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız.
Uzak diyarlardan evlâtlarını savaşa gönderen analar! Göz yaşlarınızı dindiriniz. Evlâtlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlâtlarımız olmuştur.''
 

Şimdi bu sözlerin İngilizcesini de aktaralım:
“ Those heroes that shed their blood and lost their lives. You are now lying in the soil of a friendly country. Therefore rest in peace. There is no difference between the Johnnies and the Mehmets to us where they lie side by side here in this country of ours.
You, the mothers, who sent their sons from far away countries, wipe away your tears; your sons are now lying in our bosom and in peace. After having lost their lives on this land they have become our sons as well.”

Dikkat edilirse, Türkçe metinde olmayan "Conilerle Mehmetçikler arasında bir fark yoktur" cümlesinin  ATATÜRK'e ait olmadığı kesin.
Bu "Coni ve Mehmet" cümlesi, Uluğ İğdemir'in kitapçığından da anlaşıldığı üzere, Gelibolu Onur Çeşmesi  Komitesi Başkanı Alan J. Campbell tarafından tarafından eklenmiştir. Bu ek cümle konusunda Uluğ İğdemir'e bilgi verildiği de, yapılan yazışmalardan anlaşılmaktadır.

Zamanın İçişleri Bakanı Şükrü Kaya tarafından Çanakkale'de okunan Türkçe söylevi ve İngilizce çevirisini, Uluğ İğdemir'in "ATATÜRK VE ANZAKLAR = ATATÜRK AND THE ANZACS" başlıklı kitapçığından aldık.

Şükrü Kaya, ATATÜRK'ün Türk topraklarında yendiği milletlere karşı gösterdiği, yüksek insanlık hislerinin ifadesini taşıyan bu cümleleri, Çanakkale'de, Mehmetçik Abidesi'nin başında söylüyor. Orada bulunan gazeteciler de bu sözleri gazetelerine bildiriyorlar.
Bu kısa, ama insanlık ve dünya barışı için yüksek anlam taşıyan sözler, tüm dünyaya yayılıyor.

Uluğ İğdemir, o zamanın gazetelerini tarayarak, 1934'te Şükrü Kaya'nın Çanakkale'yi ziyareti haberini buluyor ve sonunda da bu sözlerin ATATÜRK'ün yazdırdığı biçimde İçişleri Bakanı Şükrü Kaya tarafından Çanakkale'de söylendiğini ortaya çıkarıyor.

Konuyu ayrıntılı olarak bilmek isteyenler, Türk Tarih Kurumu Genel Müdürü Uluğ İğdemir'in, 1978'de basılmış olan "ATATÜRK VE ANZAKLAR = ATATÜRK AND THE ANZACS" başlıklı kitapçığını okumalıdırlar.
Bu kitapçık, Uluğ İğdemir'in Gelibolu Onur Çeşmeleri Komitesi Başkanı Alan J. Campbell ile yaptığı yazışmalarını, Türkiye'nin ilk Avustralya Büyükelçisi Baha Vefa Karatay'ın sözlerini ve Şükrü Kaya ile konuya ilişkin olarak yapılan bir söyleşiyi içermektedir.

Türk Tarih Kurumu Genel Müdürü Uluğ İğdemir'in, yoğun araştırmalar sonucu bu belgeleri ortaya çıkarmış olduğu bir gerçek iken, derginin kapağına   "Çanakkale Zaferi'nin 100. Yılında Ortaya Çıkan Acı Gerçek: Anzak Anıtlarındaki Sözler Kime Ait?" biçiminde  bir başlık atılmasını yanıltıcı  bulmaktayız.

Varsayalım ki, hiçbir belge ve bilgi yoktur. Yukardaki insanlık ve dünya barışı için olağanüstü önemli Türkçe söylevin ATATÜRK tarafından söylenmiş olabileceğini anlamak hiç de zor değildir, çünkü:

- Batı'nın istilâcı ve sömürgen devletlerine karşı savaşmış olmasına ve
  yüzbinlerle ifade edilen şehit verilmiş olmasına karşın, Lozan Barış Antlaşması
  imzalandıktan sonra,
  "Bir Ulusun yaşamı tehlikeye girmedikçe savaş bir cinayettir" diyen;
  "Yurtta Barış, Dünyada Barış" isteyen ve
  "Türkiye Cumhuriyeti dünya barışının korunması için elinden geleni
    yapacaktır"
diyen ATATÜRK değil miydi?
- 10 Eylül 1922'de İzmir vilâyet konağına gelen ATATÜRK'ün, üzerine basarak
   geçmesi için yere serilen Yunan Bayrağını, "Bir Milletin Bayrağı o milletin
   onurudur"
diyerek, yerden derhâl kaldırtan O değil miydi?
- 1934'te ATATÜRK'ü Nobel Barış Ödülü için aday gösteren, Yunanistan'ın
   eski Başbakanı Venizelos, bu başvuruyu ATATÜRK'ün saygın ve soylu bir
   devlet adamı olması ve düşmanlarına karşı bile hümanist davranışı nedeniyle
   yapmamış mıydı?
- Her 29 Ekim günü Atina’daki Türkiye Büyükelçiliği’ne giderek,
   ATATÜRK’ün  büyük boy fotoğrafı önünde saygı duruşunda bulunan
   Trikopis'in, bu davranışının nedeni, bir savaş esiri olarak, ATATÜRK'ten
   gördüğü saygın ve soylu muamele nedeniyle değil miydi?
- Balkan Paktı'nı kuran ATATÜRK değil miydi?
- Sadabad Paktı O'nun girişimiyle kurulmamış mıydı?
- Milletler Cemiyeti 1932'de, ATATÜRK TÜRKİYESİ'ni, yürürlükteki
   kuralların ve eğilimlerin aksine, resmen davet ederek üye olmasını
   istememiş miydi?

Tüm bu söylem ve eylemler, dünya barışına etkin katkı yolunda hümanist ATATÜRK'ün söylem ve eylemleri değil miydi?

O halde, ATATÜRK'ün Anzaklarla ilgili sözleri yadırganabilir mi?

Dünya Tarihi hem devletler arasında yapılan sayısız savaşların hem de her savaşın sonunda yapılan barış antlaşmalarının en önemli tanığıdır.
Çünkü, insanların gittikçe bilgi gücünü artırarak, barış içinde birlikte yaşama konusunda bilinçlendikleri bu dünyada, düşmanlıklar sonsuza dek sürdürülemez…
Dünya barışı konusunda en ince biçimde düşünen, yolgösterici olan ve katkıda bulunan yine ATATÜRK'tür. Bu bağlamda bir örnek daha vermek gerekiyor:  
"Beşeriyetin hepsini bir vücut ve bir milleti bunun bir uzvu addetmek icabeder. Bir vücudun parmaklarının ucundaki acıdan bütün aza müteessir olur. Dünyanın filan yerinde bir rahatsızlık varsa, tıpkı kendi aramızda olmuş gibi o rahatsızlıkla alâkadar olmalıyız. Hadise ne kadar uzak olursa olsun, bu esastan şaşmamak lâzımdır."
***
Sonuç:
ATATÜRK şu cümleyi söylememiştir: "Bizim için Conilerle Mehmetler arasında bir fark yoktur." Kanımızca bu,  ATATÜRK'ün "Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlâtlarımız olmuştur"cümlesinin,  değişik bir biçimde yorumlanmasıdır. Bizim saptamamıza göre, Avustralya'da yaşayan Türk göçmenlerin bu nedenle bir rahatsızlıkları da yoktur… Konuyu bir de bu açıdan değerlendirmek gerekir.

Ancak, yinelemekte yarar vardır ki, derginin kapağındaki başlık yersizdir, yanlış anlamaya meydan verecek biçimde atılmıştır.

Bizce bugün, cehalete cesaret verenlere, Cumhuriyetimizi reklâm arası olarak görenlere, AKP iktidarı güdümünde ATATÜRK düşmanlığı yapanlara ve Cumhuriyetimizle ilgili olarak "CHP 90 yılımızı çaldı" diyen Yeşil Faşizm yanlılarına karşı yoğun bir mücadele verilmelidir.
Ayrıca, sayın ÖZAKINCI'nın, 1994'te Bellek Yayınevi tarafindan 1998'de ise Payel Yayınevi tarafindan basılan "Dil ve Din" adlı eserinin 249. sayfasındaki "Kurtuluş Savaşı'nı Osmanlıcayla değil Türkçeyle Kazandık" başlıklı önemli saptaması,  Osmanlıcayı dayatanlara karşı değerlendirilmesi gereken bir saptamadır.

BASIN AÇIKLAMASI

ADALET YÜRÜYÜŞÜNÜ DESTEKLİYORUZ

19 MAYIS'IN 98. YIL DÖNÜMÜ

ATATÜRK'E İHANET VE DÜŞMANLIK

MEB MÜFREDATI VE ATATÜRK

MEB MÜFREDATI VE İNÖNÜ

AVRUPALI TÜRK AYDINLARINDAN ÇAĞRI

POLİSİMİZİN YANINDAYIZ

GÜLHANE ASKERİ TIP AKADEMİSİ

Mustafa Balbay Geliyor

15 Temmuz Darbe Girişimi

Rainer Hermann'a Mektup FAZ

RTE'YE YANIT: 1930'LU YILLAR

ONUNCU YIL MARŞI

TARİHTEN UYARICI BİR YAPRAK

YİRMİNCİ YÜZYILIN İLK SOYKIRIMINI KİM YAPTI..?

ALMAN PARLAMENTOSU'NUN 2 HAZİRAN 2016 KARARI

ALMAN PARLAMENTOSU YANLIŞ YAPTI

T.C.'nin 26. Gen. Kur. Başkanı İLKER BAŞBUĞ Geliyor

TBMM Başkanı İsmail Kahraman'a Açık Mektup

ARAP LAWRENCE'TEN GÜNÜMÜZE

Ulusal Bayram Yasaklanmasına Boyun Eğmek Yakışmaz

DİNCİ ve KİNCİ KUŞAKLAR TÜRKİYESİ..!

GERÇEĞİN GÖZÜNÜN İÇİNE BAKMAYA CESARET ETMEK

Terör Örgütlerini Silahlandıranlar İnsan Haklarından Söz Edemezler

ONUR ÖYMEN'DEN TRT'YE TEPKİ

TRT-TÜRK T.C. DEVLETİ'NE KİN KUSUYOR

1128 YANLIŞ

İSTANBUL'UN KALBİNDE TERÖR VAHŞETİ

TRT-TÜRK ATATÜRK'E VE CHP'YE KİN KUSMAYI SÜRDÜRÜYOR

SİMON RODRİGEZ'DEN BİR ALINTI

ANKARA'DAN SONRA PARİS'TE DE KANLI TERÖR

BARIŞIN BAŞKENTİ'NE BÜYÜK İHANET

Prof. Dr. YAŞAR NURİ ÖZTÜRK geliyor.

TRT-TÜRK'ÜN OSMANLICA DAYATMASI

RİZE BELEDİYE BAŞKANI'NIN ATATÜRK DÜŞMANLIĞI

BÖLÜCÜ TERÖRE İVEDİLİKLE SON VERMEK ŞARTTIR..!

BÖYLE GİDERSE, TÜRKİYE'DE DİKTATÖRLÜĞÜN İLANI YAKINDIR..!

BÜYÜK ZAFER'İN 93. YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN!

DEVLETİN TEMELİNE DİNAMİT KOYANLAR.

"YURTTA TERÖR DÜNYADA TERÖR" DEĞİL "YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ" İSTİYORUZ.

DEVLET BAHÇELİ'NİN SAATİ

AKP CUMHURBAŞKANI'NIN TÜRK DİLİ KARŞITLIĞI, OSMANLICA DAYATMASI VE GERÇEKLER

BÜTÜN DÜNYA DERGİSİ ve ANZAKLARLA İLGİLİ YAZIT

AVRUPA ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEKLERİ FEDERASYONU # GEZİ BELGESELİNİ KÖLN'DE YURTTAŞLARIMIZLA BULUŞTURUYOR

ÖNEMLI DUYURU
ÇANAKKALE ZAFERİ VE TEHCİR


ÇANAKKALE ZAFERİ'NİN 100. YIL DÖNÜMÜ

Kurtuluş Savaşımızın Öyküsü

TRT-TÜRK ATATÜRK'E KİN KUSUYOR.

Richard von Weizsäcker

İSLAMOFOBİYİ BESLEYENLER

CUMHURİYET GAZETESİNE AKP SANSÜRÜ

ATATÜRK'ÜMÜZ VE TÜRK KADINI

KANLI TERÖR

19. Şura Kararları ve Cevdet Kudret

ATAMIZI ANKARA'DA ANDIK

TBMM'DE BALBAY'I ZİYARETİM