Köln, 19 Mayıs 2017

19 MAYIS'IN 98. YILDÖNÜMÜ

98 yıl önce, 16 Mayıs 1919’da, MUSTAFA KEMAL, beraberindekilerle  (toplam olarak 19 kişi) akşam üzeri, Samsun’a gitmek üzere,  Bandırma vapuru ile İstanbul’dan ayrıldı. Boğazda ilerlerken, düşman zırhlılarını göstererek, 
"Bunlar işte böyle yalnız demire, çeliğe, silah kuvvetine dayanırlar. Bildikleri şey yalnız maddedir! Bunlar hürriyet uğruna ölmeye karar verenlerin kuvvetini anlayamazlar. Biz, Anadolu’ya ne silah, ne cephane götürüyoruz; biz ideali ve imanı götürüyoruz..!" dediğini, özellikle vurgulamayı son derece önemli bir görev sayıyoruz…

19 MAYIS 1919
Sadece Ulusal Bağımsızlık Savaşımıza giden yolun başlangıcı değildir.
Aynı zamanda,
- İnsanın kendi gücüne inanması ve insan güçleri arasında dayanışmanın
  yaratılmasıdır; yani halk kaynağına inilmesidir. Bu açıdan bakınca görebiliriz
  ki, Ulusal Bağımsızlık Savaşımız ve onu izleyen yıllarda halk için halkla
  birlikteliğin
 tohumları 19 Mayıs 1919‘da atılmıştır.
- İşte bunun içindir ki, 19 Mayıs yalnızca bir savaşın kronolojisinde ilk halka
  değildir. Bu savaşın getirdiği ulusal dayanışma, ulusal onur, ulusal
  egemenlik, ulusal özgürlük ve tam bağımsızlık
 gibi, temel kavramların da
  doğuş ve çıkış noktasıdır.

- 19 Mayıs, bir bakıma bu temel değerleri kendi ulusal eylemimiz
   içinde doğuran bir atılımdır.
Halka Dayalı ve Halk Mayalı Türkiye
   Cumhuriyeti'ne giden ana yolun çıkış noktasıdır…

Tüm bu gerçekler göz önüne alındığında, her 19 Mayıs, Mustafa Kemal ATATÜRK'bir hesap verme günü olarak da değerlendirilmelidir...
- O‘na, 19 Mayıs‘ta Samsun‘da yaktığın  "Ya bağımsızlık ya ölüm ateşi"
  
bugün de kafalarımızda ve yüreklerimizde yanıyor, diyebiliyor muyuz..?
- O’na, 19 Mayıs‘la başlattığın, insanımızı kula kulluktan kurtarıp kendi
  aklını kullanan özgür yurttaşlar katına çıkarma eylemin
, bugün de sürüyor,
  diyebiliyor muyuz..?
- O’na, 19 Mayıs‘la bizlere gösterdiğin gerçek yol, yani "İnsan yaşamında en
  gerçek yol bilimin gösterdiği yoldur"
düşüncesi, bugün de yaşarlığını
  koruyor, diyebiliyor muyuz..?
- O’na, 19 Mayıs’ta başlattığın kutsal eyleminle, bize armağan ettiğin "Tam
  bağımsız Türkiye ülküsü"
 bugün de canlılığını sürdürüyor, diyebiliyor
  muyuz..?

Eğer bugün bunları rahatça söyleyebiliyorsak, 19 Mayıs'ın anlamını ve önemini bütün yönleriyle kavramış oluruz. Kavramaktan da öte, onun tasarımcısı ve uygulayıcısı Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün izinde olduğumuzu kanıtlamış oluruz... 

Şimdi şu soruyu Atatürkçülük etiği açısından kendimize yöneltelim: Bugün biz, yukarıda sıraladıklarımızı özgürce ifade edebiliyor muyuz..?

HAYIR  EDEMİYORUZ...

Çünkü, ATATÜRK, TÜRK, TÜRKİYE, TÜRKİYE CUMHURİYETİ adlarını anayasadan ve ders kitaplarından ve hatta tarihten silmeyi bile düşünenler iktidarda…
Çünkü, ulusal birleştiriciliği tartışılmaz olan ulusal bayramlarımızı kısıtlayan ve yasaklayanlar iktidarda…
Çünkü, okullarda okutulan Andımız'ı, Onuncu Yıl Marşımız'ı yasaklayan, İzmir Marşı'ndan rahatsız olanlar iktidarda…
Çünkü, "biz, milliyetçiliği ayaklar altına aldık" diyenler; Cumhuriyetimizi "reklâm arası" ve "90 yıllık enkaz" olarak niteleyenler iktidarda…

Bu iktidarla, ulusal birlik ve bütünlük ruhu güçlendirilebilir mi..? HAYIR…

Dolayısıyla, ulusumuzun birliğine, ülkemizin tümlüğüne ve devletimizin tekliğine sahip çıkmak ve savunmak, ancak ve ancak ATATÜRK'ün tasarımı ve öncülüğünde gerçekleştirilen Türk Devrimi'ne, ATATÜRK ilkelerine,  Kuvay-ı Milliye ruhuna, Kemalizm'in dinamizmine ve Cumhuriyetimizle birlikte başlatılan aydınlanma ateşine sahip olmakla olanaklıdır.

Bu değerleri yüreğinde ve kafasında bir bayrak gibi dalgalandıracak kuşaklar yetiştirebilecek bir eğitim ve öğretim sistemine, yani ATATÜRK'ün kurduğu, "Eğitim ve Öğretim Birliği" sistemine yeniden dönüş, ön koşuldur...

Bunun tek yolu vardır: İktidara yürümek…

Dursun ATILGAN
Avrupa Atatürkçü Düşünce Dernekleri Federasyonu
Genel Başkanı 

E. Amiral TÜRKER ERTÜRK GELİYOR

BASIN AÇIKLAMASI

ADALET YÜRÜYÜŞÜNÜ DESTEKLİYORUZ

19 MAYIS'IN 98. YIL DÖNÜMÜ

ATATÜRK'E İHANET VE DÜŞMANLIK

MEB MÜFREDATI VE ATATÜRK

MEB MÜFREDATI VE İNÖNÜ

AVRUPALI TÜRK AYDINLARINDAN ÇAĞRI

POLİSİMİZİN YANINDAYIZ

GÜLHANE ASKERİ TIP AKADEMİSİ

Mustafa Balbay Geliyor

15 Temmuz Darbe Girişimi

Rainer Hermann'a Mektup FAZ

RTE'YE YANIT: 1930'LU YILLAR

ONUNCU YIL MARŞI

TARİHTEN UYARICI BİR YAPRAK

YİRMİNCİ YÜZYILIN İLK SOYKIRIMINI KİM YAPTI..?

ALMAN PARLAMENTOSU'NUN 2 HAZİRAN 2016 KARARI

ALMAN PARLAMENTOSU YANLIŞ YAPTI

T.C.'nin 26. Gen. Kur. Başkanı İLKER BAŞBUĞ Geliyor

TBMM Başkanı İsmail Kahraman'a Açık Mektup

ARAP LAWRENCE'TEN GÜNÜMÜZE

Ulusal Bayram Yasaklanmasına Boyun Eğmek Yakışmaz

DİNCİ ve KİNCİ KUŞAKLAR TÜRKİYESİ..!

GERÇEĞİN GÖZÜNÜN İÇİNE BAKMAYA CESARET ETMEK

Terör Örgütlerini Silahlandıranlar İnsan Haklarından Söz Edemezler

ONUR ÖYMEN’DEN TRT’YE TEPKİ

TRT-TÜRK T.C. DEVLETİ’NE KİN KUSUYOR

1128 YANLIŞ

İSTANBUL'UN KALBİNDE TERÖR VAHŞETİ

TRT-TÜRK ATATÜRK’E VE CHP’YE KİN KUSMAYI SÜRDÜRÜYOR

SİMON RODRİGEZ'DEN BİR ALINTI

ANKARA’DAN SONRA PARİS’TE DE KANLI TERÖR

BARIŞIN BAŞKENTİ’NE BÜYÜK İHANET

Prof. Dr. YAŞAR NURİ ÖZTÜRK geliyor…

TRT-TÜRK’ÜN OSMANLICA DAYATMASI

RİZE BELEDİYE BAŞKANI’NIN ATATÜRK DÜŞMANLIĞI

BÖLÜCÜ TERÖRE İVEDİLİKLE SON VERMEK ŞARTTIR..!

BÖYLE GİDERSE, TÜRKİYE’DE DİKTATÖRLÜĞÜN İLANI YAKINDIR..!

BÜYÜK ZAFER’İN 93. YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN!

DEVLETİN TEMELİNE DİNAMİT KOYANLAR…

"YURTTA TERÖR DÜNYADA TERÖR" DEĞİL "YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ" İSTİYORUZ…

DEVLET BAHÇELİ'NİN SAATİ

AKP CUMHURBAŞKANI'NIN TÜRK DİLİ KARŞITLIĞI, OSMANLICA DAYATMASI VE GERÇEKLER

BÜTÜN DÜNYA DERGİSİ ve ANZAKLARLA İLGİLİ YAZIT

AVRUPA ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEKLERİ FEDERASYONU # GEZİ BELGESELİNİ KÖLN'DE YURTTAŞLARIMIZLA BULUŞTURUYOR

ÖNEMLI DUYURU
ÇANAKKALE ZAFERİ VE TEHCİR


ÇANAKKALE ZAFERİ’NİN 100. YIL DÖNÜMÜ

Kurtuluş Savaşımızın Öyküsü

TRT-TÜRK ATATÜRK’E KİN KUSUYOR…

Richard von Weizsäcker

İSLAMOFOBİYİ BESLEYENLER

CUMHURİYET GAZETESİNE AKP SANSÜRÜ

ATATÜRK'ÜMÜZ VE TÜRK KADINI

KANLI TERÖR

19. Şura Kararları ve Cevdet Kudret

ATAMIZI ANKARA’DA ANDIK

TBMM’DE BALBAY’I ZİYARETİM